Son güncelleme: 19 Ekim 2026
20’lik dişe kanal tedavisi yapılabilir, çünkü 20’lik diş de kanallarında sinir ve damar dokusu (pulpa) bulunan bir azı dişidir. Asıl soru tedavinin mümkün olup olmadığından çok dişin korunmaya değip değmediğidir. Tam sürmüş, karşı dişiyle temas eden ve kanallarına ulaşılabilen bir 20’lik için kanal tedavisi mantıklı bir seçenektir.
20’lik dişe kanal tedavisi kararında dişin konumu, kök yapısı, diş eti durumu ve çiğnemedeki görevi birlikte değerlendirilir. Smile Craft olarak Antalya’daki kliniğimizde bu kararı muayene ve röntgenle, gerektiğinde tomografiyle veriyoruz. Aşağıda kanal tedavisinin hangi 20’lik dişte anlamlı olduğunu, çekimin ne zaman öne çıktığını, dolgunun ne zaman yettiğini ve tedavi sürecini anlatıyoruz.
20’lik dişe kanal tedavisi teknik olarak mümkün mü?
Teknik olarak mümkündür ve işlemin adımları diğer azı dişlerindekiyle aynıdır: kanallar temizlenir, şekillendirilir ve kök ucuna kadar doldurulur. Tedavinin uygulanabilirliğini dişten dişe değiştiren iki etken vardır: dişin ağzın en arkasında durması ve kök yapısının diğer azı dişlerine göre çok daha değişken olması.
20’lik dişler üçüncü büyük azı dişleridir ve genellikle 17 ile 25 yaş arasında sürer. Bazıları hiç sürmez, bazıları yarıya kadar çıkıp diş etinin altında kısmen örtülü kalır, bazıları da tam sürüp diğer azı dişleri gibi çiğnemeye katılır. Kanal tedavisinin gerçekten konuşulabildiği dişler ağırlıklı olarak bu son gruptadır. Gömülü ya da yarı gömülü bir dişte sorun genellikle dişin konumundan kaynaklanır ve kanal tedavisi o sorunu ortadan kaldırmaz.
Kanal tedavisinin amacı, iltihaplanmış ya da ölmüş sinir dokusunu kanallardan temizleyip dişi ağızda tutmaktır. 20’lik diş için iki soru öne çıkar: Diş korunursa ağızda bir işe yarayacak mı, kanalları tam olarak temizlenebilecek mi? İki sorunun cevabı da evetse kanal tedavisi güçlü bir seçenektir. Birinin cevabı hayırsa çekim çoğu zaman daha öngörülebilir bir yoldur.
Yirmilik dişe kanal tedavisi hangi durumlarda anlamlıdır?
Yirmilik dişe kanal tedavisi, diş tam sürmüşse, karşısındaki dişle temas ederek çiğnemede görev alıyorsa, kanallarına ulaşılabiliyorsa ve çevresindeki diş eti ile kemik sağlıklıysa anlamlıdır. Dişin fırçayla temizlenebilmesi ve ileride eksik bir azı dişinin yerine yapılacak köprüye dayanak olabilmesi de korumayı güçlendiren nedenlerdir.
Karşı dişle temas ilk bakılan noktadır. Alt 20’lik üstteki 20’likle ya da üst 20’lik alttakiyle buluşuyorsa diş çiğneme yükünü paylaşır ve ağızdaki dengeye katkı verir. Karşısında dişi olmayan bir 20’lik ise zamanla boşluğa doğru uzayabilir. Kanal tedavisiyle korunsa bile böyle bir dişin çiğnemede üstleneceği bir görev olmaz, temizlenmesi de giderek zorlaşır.
Köprü dayanağı olasılığı ayrıca tartılır. İkinci büyük azı dişi (7 numaralı diş) kaybedilmişse ya da kaybedilmek üzereyse, arkadaki 20’lik ileride sabit bir köprünün ayağı olabilir. Köprü planlanan bir ağızda 20’liği çekmek, boşluğun arka tarafında tutunacak bir diş bırakmaz ve seçenekleri implanta ya da hareketli protezlere daraltır. Dişin yeterince dik durması, kökünün sağlam ve çevresindeki kemiğin yeterli olması bu planın ön koşuludur.
Temizlenebilirlik de hesaba katılır. Kanal tedavisi yapılan dişin ağızda uzun süre kalabilmesi için arka yüzüne diş fırçası ve ara yüz fırçası ulaşabilmelidir. Fırçanın ulaşmadığı bir dişte yeni çürük ve diş eti iltihabı kolay gelişir. Kanalları özenle temizlenmiş bir diş, dışarıdan başlayan bir çürük yüzünden kısa sürede yeniden tehlikeye girebilir.
Hangi durumlarda 20’lik dişin çekilmesi öne çıkar?
20’lik dişin çekilmesi, diş yarı gömülüyse, üzerindeki diş eti tekrar tekrar iltihaplanıyorsa, çürük dişi onarılamayacak kadar yıkmışsa, kanallara ulaşılamıyorsa ya da diş önündeki azı dişine zarar veriyorsa öne çıkar. Kökte kırık, ileri kemik kaybı ve karşı dişin olmaması da çekimi destekleyen durumlardır.
Yarı gömülü dişlerde sık görülen sorun perikoronittir. Dişi kısmen örten diş eti kapağının altında yiyecek ve bakteri birikir, bölge şişer ve ağrır, bazen ağız açmak ve yutkunmak zorlaşır. İngiltere’de NICE’ın 20’lik diş çekimine dair yönergesi, özellikle şiddetli değilse ilk perikoronit atağını tek başına çekim nedeni saymaz, ikinci ve sonraki atakları ise çekim için uygun gerekçe kabul eder. Kanal tedavisi bu iltihabı engellemez, çünkü sorun dişin içinde değil, üzerindeki diş etindedir.
Komşu dişe zarar da sık bir çekim gerekçesidir. Öne doğru eğik duran yarı gömülü bir 20’lik, önündeki 7 numaralı dişle arasında yiyecek tutar ve o dişin arka yüzünde fark edilmesi zor bir çürüğe zemin hazırlayabilir. Komşu diş zarar görmeye başlamışken 20’liği kanal tedavisiyle korumak, çiğnemede daha büyük görev üstlenen 7 numaralı dişi riske atmak anlamına gelir. Aynı yönergede sayılan diğer gerekçeler arasında onarılamaz çürük, tedavi edilemeyen sinir ya da kök ucu iltihabı, dişte ya da komşu dişte kök erimesi, diş kırığı ve kist bulunur.
Çekim kararı verildiğinde işlemin kendisi, kullanılan görüntüleme ve iyileşme süreci ayrı bir konudur. Çekimin nasıl planlandığını 20’lik diş çekimi yazımızda, ilk günlerde nelerin normal sayıldığını da 20’lik diş çekimi sonrası iyileşme rehberimizde bulabilirsiniz.
20’lik diş kanal tedavisi neden daha zordur?
20’lik diş kanal tedavisi, köklerin ve kanalların biçimi önceden kolay kestirilemediği ve dişe ağzın en arkasından, dar bir açıyla ulaşıldığı için diğer dişlere göre daha zordur. Kökler kıvrık ya da birbirine kaynaşmış olabilir, kanal sayısı dişten dişe değişir ve ağız açıklığı aletlerin yerleşmesini sınırlar.
Kök ve kanal yapısı
Diğer azı dişlerinde kök ve kanal sayısı büyük ölçüde tahmin edilebilir, 20’lik dişlerde ise anatomi çok daha değişkendir. Üst 20’liklerde köklerin birbirine kaynaşmış olması sık görülür. Alt 20’liklerde iki kök beklenirken tek kök, üç kök ya da kanalların ince bir yarıkla birbirine bağlandığı C biçimli yapılar çıkabilir. Kanal sayısı birden dörde, nadiren daha fazlasına kadar değişebilir. Kıvrık, daralmış ya da yer yer kapanmış kanallarda aletin kök ucuna kadar ilerlemesi zorlaşır. Temizlenemeyen bir kanal bölümü, kök ucundaki iltihabın sürmesinin ya da yeniden başlamasının sık nedenlerinden biridir.
Ağız açıklığı ve erişim
Kanal tedavisinde kullanılan eğeler belirli bir uzunluktadır ve dişin üstüne olabildiğince dik yerleştirilmeleri gerekir. Ağzın en arkasındaki 20’likte bu, yeterli ağız açıklığı ister. Ağzını geniş açamayan, çene ekleminde sorun yaşayan ya da öğürme refleksi güçlü olan kişilerde aletlerin yerleşmesi ve ağzın uzun süre açık tutulması güçleşir. Üst 20’likler sıklıkla yanağa doğru eğik durur, alt 20’liklerin çevresini ise dil ve yanak daraltır. Dişi tükürükten korumak için takılan lastik örtünün (rubber dam) kısmen sürmüş bir dişe tutunması da zordur.
Tedavi istenen sonucu vermezse ikinci bir kanal tedavisi 20’likte diğer dişlere göre daha sınırlı bir seçenektir, çünkü aynı erişim güçlükleri tekrar tedavide de sürer. Kanala başlamadan önce bu riskleri hekimle açıkça konuşmak, ileride verilecek kararları kolaylaştırır.
20’lik dişe kanal mı çekim mi? Karar verirken nelere bakılır?
Kanal mı çekim mi kararı, 20’lik dişin çiğnemedeki işlevine, kanallarına ulaşılıp ulaşılamayacağına, diş eti ve kemik desteğine ve komşu dişlere etkisine bakılarak verilir. Muayenede ağız içi kontrolün yanında röntgen çekilir, kök yapısı karmaşık görünüyorsa küçük alanlı bir tomografi de istenebilir.
Karar için toplanan bilgiler şunlardır:
- Periapikal ve panoramik röntgen: kök sayısı, kök eğriliği, kök ucunda iltihap
- Gerektiğinde tomografi: kaynaşmış kökler, ek kanallar, alt çene sinir kanalına yakınlık
- Diş eti ölçümü: dişin çevresinde cep, kemik kaybı, sallanma
- Kapanış: karşı dişle temas ve çiğnemeye katılım
- Kalan sağlam diş yapısı: kanal sonrası dolgu ya da kaplamaya yetip yetmeyeceği
- Ağız açıklığı ve bölgenin evde temizlenebilmesi
Avrupa Endodonti Derneği’nin tomografi kullanımına dair görüşü, iki boyutlu röntgenin yetmediği karmaşık kök yapılarında küçük alanlı tomografinin yararlı olabileceğini belirtir. Her 20’lik için tomografi gerekmez. İhtiyaç, röntgende görülenlere ve tedavinin ne kadar karmaşık olacağına göre belirlenir. Aşağıdaki tablo sık rastlanan durumları ve bu durumlarda genellikle öne çıkan yaklaşımı özetler. Son karar muayeneden sonra, kişiye göre verilir.
| Durum | Genellikle öne çıkan yaklaşım | Gerekçe |
|---|---|---|
| Tam sürmüş, karşı dişle temas eden, kanallarına ulaşılabilen 20’lik | Kanal tedavisi | Diş çiğnemede görev alıyor ve korunabilir |
| Önündeki azı dişi eksik, 20’lik köprü ayağı olabilecek durumda | Kanal tedavisiyle korumak | Arkada tutunacak diş kalır, protez seçenekleri genişler |
| Çürük sinire ulaşmamış, ağrı yok ya da kısa süreli hassasiyet var | Dolgu | Sinir canlı ve sağlıklı, kanal tedavisi gerekmez |
| Karşısında dişi olmayan, çiğnemeye katılmayan 20’lik | Çekim | Korunsa da işlevi olmaz, zamanla uzayabilir |
| Yarı gömülü, tekrarlayan perikoronit | Çekim | İltihabın kaynağı diş eti kapağıdır, kanal tedavisi çözmez |
| Kron kısmı büyük ölçüde yıkılmış, onarılamayacak diş | Çekim | Kanal sonrası üzerine sağlam bir dolgu ya da kaplama yapılamaz |
| Kıvrık ya da kapanmış kanallar, çok kısıtlı ağız açıklığı | Çoğunlukla çekim | Kanallar tam temizlenemezse iltihap sürebilir |
| Önündeki 7 numaralı dişte çürüğe ya da kök hasarına yol açan 20’lik | Çekim | Komşu dişi korumak önceliklidir |
| İleri kemik kaybı, sallanma ya da kökte dikey kırık | Çekim | Destek dokusu ya da kök sağlam değildir |
20’lik dişe dolgu ne zaman yeterli olur?
20’lik dişe dolgu, çürük dişin sinirine ulaşmadığında, diş kendiliğinden ağrımadığında ve röntgende kök ucunda iltihap görülmediğinde genellikle yeterli olur, çünkü sinir dokusu büyük olasılıkla canlı ve sağlıklıdır. Soğuk ya da tatlıyla gelen ve uyaran kalkınca birkaç saniyede geçen sızı çoğu zaman bu tabloya uyar. Dolgu için çürüğe ulaşılabilmesi ve dişin temizlenebilmesi gerekir.
Dolgunun yetmediği durumlar da vardır. Uyaran kalktıktan sonra dakikalarca süren ağrı, gece uyandıran zonklama, sıcakla artan sızı ya da ısırınca keskin ağrı, sinirin geri dönüşsüz biçimde iltihaplandığını ya da kök ucunda enfeksiyon başladığını düşündürür. Böyle bir dişte yalnız dolgu yapmak ağrıyı geçirmez ve iltihabın ilerlemesine zaman tanır.
Yarı sürmüş dişlerde dolgunun ayrı bir zorluğu vardır. Çürük çoğu zaman diş etinin altında kalan yüzeyde başlar. Dolgunun kenarı diş eti altında kalırsa işlem sırasında kuru tutulamaz, zamanla sızıntı yapar ve kenarından yeniden çürür. Arka yüzüne fırçanın ulaşmadığı bir 20’likte dolgu, sorunu ertelemekten öteye geçmeyebilir. Belirtilerin genellikle neyi düşündürdüğünü aşağıdaki tabloda topladık.
| Belirti ya da bulgu | Ne düşündürür? | Genellikle değerlendirilen yaklaşım |
|---|---|---|
| Soğuk ya da tatlıyla kısa süren, uyaran kalkınca geçen sızı | Sinire ulaşmamış çürük ya da hassasiyet | Dolgu |
| Uyaran kalktıktan sonra süren ya da gece uyandıran ağrı | Sinirde geri dönüşsüz iltihap | Kanal tedavisi ya da çekim |
| Isırınca ağrı, dişte uzama hissi | Kök ucunda iltihap | Röntgenle değerlendirme, ardından kanal tedavisi ya da çekim |
| Diş etinde akıntılı küçük kabarcık | Kök ucundan dışarı açılan iltihap yolu (fistül) | Kanal tedavisi ya da çekim |
| Yarı sürmüş dişin üstünde şişlik, kötü tat, yutkunurken ağrı | Perikoronit | Bölgenin temizlenmesi, tekrarlıyorsa çekim |
| Yüzde ya da boyunda şişlik, ağzı açamama, ateş | Yayılan enfeksiyon | Aynı gün diş hekimine başvuru |
| Ağrı yok, kontrolde fark edilen küçük çürük | Erken çürük | Dolgu, temizlenebilirlik de değerlendirilir |
Kök ucundaki iltihap bazen çene kemiğinde irin dolu bir kese oluşturur. Hangi işaretlerin apseye işaret ettiğini ve neden beklenmemesi gerektiğini diş apsesi yazımızda anlattık.
20’lik diş kanal tedavisi ağrılı mı?
20’lik diş kanal tedavisi lokal anestezi altında yapılır ve uyuşma tam sağlandığında işlem sırasında ağrı genellikle hissedilmez, yalnız basınç ya da titreşim hissedilebilir. Asıl ağrı çoğu zaman tedaviden önce iltihaplı sinirden kaynaklanır ve kanal tedavisi bu ağrının kaynağını ortadan kaldırmayı amaçlar. Tedaviden sonraki birkaç gün içinde çiğnerken hassasiyet görülebilir.
Şiddetli iltihaplı bir dişte uyuşmanın sağlanması daha zor olabilir. Özellikle alt azı dişlerinde iltihaplı sinirin anesteziye geç ve eksik yanıt verebildiği bilinir. Hekim böyle bir durumda ek bölgesel uyuşturma yapabilir ya da ilk seansı iltihabı yatıştırmaya ayırabilir. İşlem sırasında sızı hissederseniz bunu söylemeniz yeterlidir, tedaviye uyuşma tamamlanınca devam edilir.
20’likte ağzı uzun süre açık tutmak çene ekleminde yorgunluk yapabilir. Isırma desteği, kısa molalar ve gerekirse tedaviyi birden fazla seansa bölmek bu yükü hafifletir. Tedaviden sonraki hassasiyet çoğunlukla birkaç gün içinde azalır ve hekimin önerdiği ağrı kesici çoğu zaman yeterli olur. Ağrının ne kadar sürmesinin normal sayıldığını ve hangi durumda kontrole gelmek gerektiğini kanal tedavisi sonrası ağrı yazısında ayrıntılı ele aldık.
20’lik dişte kanal tedavisi nasıl yapılır, kaç seans sürer?
20’lik dişte kanal tedavisi, diğer azı dişlerinde olduğu gibi uyuşturma, kanalların bulunup temizlenmesi, şekillendirilmesi ve doldurulması adımlarıyla yapılır. Çoğu diş bir ya da iki seansta tamamlanır, fakat kanal sayısı fazlaysa, kökler kıvrıksa ya da enfeksiyon yaygınsa seans sayısı artabilir. Tedavi şu sırayla ilerler:
- Muayene, röntgen ve gerekiyorsa tomografiyle kök yapısının belirlenmesi
- Lokal anestezi ve dişin lastik örtüyle tükürükten yalıtılması
- Dişin üstünden kanallara giriş açılması ve tüm kanal ağızlarının bulunması
- Kanalların ince eğelerle temizlenip şekillendirilmesi, dezenfektan sıvılarla yıkanması
- Enfeksiyon varsa kanal içine geçici bir ilaç konması ve dişin geçici dolguyla kapatılması
- Kanalların kök ucuna kadar özel bir dolgu maddesiyle doldurulması
- Dişin kalıcı dolgu ya da kaplamayla onarılması
Kanal boyunun ölçülmesinde elektronik cihazlardan ve ara röntgenlerden yararlanılır, kıvrık kanallarda esnek eğeler işi kolaylaştırır. Dişin içi açıldıkça plan değişebilir. Beklenmeyen bir ek kanal ya da aşılamayan bir daralma çıkarsa hekim tedaviye devam etmenin mantıklı olup olmadığını sizinle yeniden konuşur. Başlanmış bir kanal tedavisinin çekime dönmesi bir hata sayılmaz, dişin gerçek yapısına göre verilmiş bir karardır.
Kanal tedavisinden sonra 20’lik dişte nelere dikkat edilir?
Kanal tedavisinden sonra 20’lik dişin kalıcı olarak onarılması geciktirilmemeli, diş temiz tutulmalı ve kontrol röntgenleri aksatılmamalıdır, çünkü kanal tedavisinin uzun vadeli sonucu büyük ölçüde üstteki onarımın sızdırmazlığına ve dişin bakımına bağlıdır. Geçici dolgu uzun süre ağızda kalırsa sızıntı yapabilir ve temizlenmiş kanallara yeniden bakteri girebilir. Kalıcı onarıma kadar o taraftan sert yiyecekleri ısırmamak dişi korur.
Kanal tedavisi gören arka dişler zamanla daha kırılgan hâle gelebilir. Çiğneme yükünün en fazla bindiği bölgede duran bir 20’likte, dişin tüm üst yüzeyini saran bir kaplama ya da çiğneme tepelerini örten bir onarım kırılma riskine karşı sık önerilir. Madde kaybı azsa iyi uygulanmış bir dolgu da yeterli olabilir. Hangisinin uygun olduğu kalan sağlam diş yapısına göre belirlenir.
Kök ucundaki iyileşme röntgende aylar içinde izlenir ve tedaviden yaklaşık bir yıl sonra çekilen kontrol röntgeni iltihabın gerileyip gerilemediğini gösterir. Geçmeyen ya da yeniden başlayan ağrı, ısırınca sızı, diş etinde akıntılı kabarcık veya şişlik tedavinin istenen sonucu vermediğini düşündürebilir. Hangi işaretlerin önemli olduğunu başarısız kanal tedavisi belirtileri yazısında topladık. 20’likte ikinci bir kanal tedavisi daha zor olduğundan böyle bir durumda çekim sık değerlendirilen bir seçenektir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ağrısı geçen 20’lik dişe yine de kanal tedavisi gerekir mi?
Gerekebilir. Şiddetli ağrının kendiliğinden geçmesi her zaman iyileşme anlamına gelmez, iltihaplanan sinir dokusu ölünce ağrı bir süre kesilebilir. Ölü sinir dokusu kök ucunda iltihaba dönüşebilir ve aylar sonra ısırınca ağrı ya da şişlikle geri dönebilir. Ağrısı geçmiş olsa da dişe röntgenle bakılması gerekir.
Sadece kökü kalmış 20’lik dişe kanal tedavisi yapılabilir mi?
Çoğu zaman anlamlı olmaz. Kanal tedavisinden sonra dişin üzerine sağlam bir dolgu ya da kaplama yapılabilmesi için diş eti seviyesinin üstünde yeterli sağlam yapı bulunmalıdır. Yalnız kökü kalan bir 20’likte bu destek yoktur, kenarlar diş eti altında kalır ve bölgenin temizlenmesi zorlaşır. Böyle dişlerde genellikle çekim öne çıkar.
Antibiyotik, 20’lik dişte kanal tedavisinin yerini tutar mı?
Tutmaz. Antibiyotik, hekimin gerekli gördüğü durumlarda yayılan bir enfeksiyonu geçici olarak baskılayabilir, fakat ölmüş ya da iltihaplı sinir dokusunu kanallardan temizlemez. Kaynak yerinde kaldığı için iltihap ilaç bitince geri dönebilir. Kalıcı çözüm kanal tedavisi ya da çekimdir. Antibiyotik kullanılıp kullanılmayacağına yalnız hekim karar verir.
Kanal tedavisi yapılmış 20’lik diş ileride çekilebilir mi?
Evet. Kanal tedavisi dişi çekilemez hâle getirmez. Tedavi istenen sonucu vermezse, diş kırılırsa ya da ileride ortodontik veya protez planı bunu gerektirirse kanallı 20’lik de çekilebilir. Kanal tedavisi görmüş dişler daha kırılgan olabildiğinden çekim sırasında parçalanma eğilimi gösterebilir ve hekim planlamayı buna göre yapar.
Çekilen 20’lik dişin yerine bir şey yapmak gerekir mi?
Çoğu durumda gerekmez. 20’lik diş ağızdaki en arka diştir ve çekildiğinde arkasında boşluğa kayabilecek bir diş kalmaz. Ağızda yeterli sayıda azı dişi varsa çiğneme genellikle etkilenmez. Karşı çenedeki 20’lik ise zamanla boşluğa doğru uzayabilir ve muayenede onun durumuna da bakılır. Önündeki azı dişlerinden biri de eksikse durum değişir ve boşluğun nasıl kapatılacağı muayenede ayrıca planlanır.
Üst ve alt 20’lik dişte kanal tedavisi farklı mıdır?
Adımlar aynıdır, zorluklar farklıdır. Üst 20’likler sıklıkla yanağa doğru eğik durur ve kökleri sık sık birbirine kaynaşmıştır, dişin üst yüzeyini görmek zor olabilir. Alt 20’liklerde dil ve yanak çalışma alanını daraltır, kökler kıvrık olabilir ve kalın çene kemiği uyuşmayı güçleştirebilir. Hangi dişin daha zor olacağını röntgende görülen yapı belirler.
Kanal tedavisi yapılan 20’lik diş tekrar çürür mü?
Çürüyebilir. Kanal tedavisi dişin içindeki sinir dokusunu temizler, dış yüzeyi çürüğe karşı korumaz. Arka yüzüne fırçanın zor ulaştığı bir 20’likte dolgu ya da kaplama kenarında yeni çürük gelişebilir ve sızıntı kanallara ulaşırsa tedavi tehlikeye girer. Yumuşak başlı fırça, ara yüz fırçası ve düzenli diş hekimi kontrolleri bu riski azaltır.
20’lik dişte doğru seçim tek bir kurala bağlı değildir. Çiğnemede görev alan ve kanallarına ulaşılabilen bir dişi korumak değerliyken, yarı gömülü ve sık iltihaplanan bir dişi kanal tedavisiyle tutmaya çalışmak sorunu uzatabilir. Smile Craft olarak Antalya’da 20’lik dişinizi muayene ve röntgenle değerlendiriyor, kanal tedavisi, dolgu ya da çekim seçeneklerini gerekçeleriyle birlikte sizinle konuşuyoruz. Gece uyandıran ağrı, ısırınca artan sızı ya da diş etinde akıntı varsa birkaç gün içinde, yüzde veya boyunda şişlik, ağız açmada güçlük ya da ateş varsa aynı gün bir diş hekimine başvurun.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye yerine geçmez. Kişiye özel değerlendirme muayene sonrası yapılır.

